Danışma Kurulu Görüşmeleri: Decathlon’dan Hilal Adalı

 Herkese merhaba!  BÜYAK olarak gerçekleştirdiğimiz “Danışma Kurulu” görüşmelerinde Decathlon’dan Hilal Adalı’yı misafir ettik.

  • Hilal Adalı Kimdir?

 Hilal Yılmaz, 2015 yılında İstanbul Üniversitesi İngilizce Mütercim Tercümanlık bölümünden mezun olmuştur. 2015 yılından beri Decathlon’da SEM Specialist, Executive Assistant gibi pozisyonlarda çalışmıştır. Yaklaşık bir yıldır ise Sustainability Leader olarak işini sürdürmektedir. 

  •  Peki Hilal Adalı ne iş yapar?

 Part time e-ticaret arama motoru optimizasyonu ile başladım. Mobil uygulama yönetimi, Decathlon spor blogu ülke lideri asistanlığı ve ardından sürdürülebilirlik olarak devam etti. Geçtiğimiz yıl vaktimin çoğunu sürdürülebilirlik çalışmalarına ayırdım. Bu yılın başından itibaren de tüm projeyi yönetmeye başladım. Mağazalar, depo ve üretim ekiplerinin yaptığı sürdürülebilir kalkınma projelerini koordine ediyorum. 

  • Kariyer yolculuğunuz nasıl başladı?

 Üniversite hayatım sıkıcıydı ve devam zorunluluğu yoktu derslere. Bu yüzden geçer not yeterliydi benim için. Sosyal değildim pek. Genelde tarihi yerleri gezer, evde film izleyip kitap okurdum. Şu anda aynı bölümü okuyor olsam çok daha farklı geçirdim. Edebi incelemeleri dikkate alırdım. Kültürel olarak kendimi geliştirirdim. Kariyer olarak Decathlon’a gelişim çok büyük bir değişiklik oldu benim için. Tam olarak enerjime uyan bir yer oldu. Normalde çok hırslı değildim ama iş dünyasına girince böyle olmam gerektiğini kavradım ve sıfırdan başladığım bir yolculuğa geçtim. Sıfırdan arama optimizasyonu öğrendim. Decathlon böyle güzel eğitimler sağlıyor yeni mezunlara. Aynı zamanda tek bir işi yapmıyor oluyorsunuz. Örneğin; mobil uygulama, Decathlon bloğu, şirket içi organizasyon, workshopların organize edilmesi gibi işleri bir arada yürütüyorsunuz. Bu asistanlık pozisyonum da şu anki konumumun temeli oldu. Sürekli herkesle iletişim halindeydim ve herkesi tanıyordum. Bu da projemi anlatabilmem için gerekli iletişim bilgisini sağladı. 

  • Covid-19 sürecinden bahsedebilir misiniz?

 Şu anda etrafta duyduğumuz birçok şey bizim için de geçerlidir. Özellikle ilk iki ay boyunca tamamen evden geçince proje takibi kolay geçti ama iletişim olmadığı için birbirimizi özlemiştik. Mağazalardaki insanların yapacağı iş azaldı ve onları eğitime yönlendirdik. Bunun dışında haziran başından itibaren mağazalar açıldı ve haftada 2 gün ofise gitmeye başladık. İki farklı grup olarak olarak ofise gidiyoruz. Ticari anlamda zorlandık tabii ama aynı zamanda harcamalarımızı da çok kıstık. Örneğin; seyahatlerimiz, elektrik harcamaları, ofis-kırtasiye harcamaları, aşağı indi. E-ticaret büyümemiz daha hızlı ilerledi. Amacımıza uygun olarak sporu daha fazla kişiye ulaştırmaya devam edebildik. İptal ettiğimiz şeyler de oldu. Spor etkinlikleri, çöp toplama etkinliği gibi faaliyetlerimizi iptal etmek zorunda kaldık. Emisyon tarafında yeni bir hesaplama aracına geçmiş bulunuyoruz. Yıl sonunu bekleyip tam çevresel anlamda nereye ulaştık, bunu incelememiz lazım.

  • Peki nereden duyuyorsunuz etkinliklerinizi?

Sosyal medya ana platformumuz.

  • Kulüplere sürdürülebilirlik alanda  verebileceğiniz tavsiye nedir?

 Daha büyük çalışmalardan önce bireysel küçük çalışmalarda yoğunlaşmak daha mantıklı olur. Onun dışında hayvanlara, çevreye saygılı ürünler kullanıyor muyum bunlara dikkat etmek lazım. Minimalist yaşıyor muyum diye sorarak küçük etkiler ile çevreyi yönetebiliriz. Her şeyden önce birtakım etkinlikler yapmak olabilir. Kulüp içi amacına özel bir sosyal sorumluluk projesi çevre alanında farkındalık oluşturulabilir. Bunları yapmak ve bu hedeflere de ulaşmak için de 2030’a kadar zamanımız var.

  • Offline dönemde neler yapıyordunuz?

 Dünya temizlik gününü tek büyük bir şekilde yapan firmayız. Bütün mağazalarımızda çalışanlar ekip arkadaşları ile çalıştıkları alanları temizlediler. İlk başta 8 ton çöp toplamıştık geçtiğimiz yıl ise 26 ton çöp topladık tüm Türkiye’de. Bu yıl ilk defa ücretli bir koşumuz olacaktı ve gelirin tamamı WWF’e bağışlanacaktı fakat olamadı.

  • Decathlon ortamından bahsedebilir misiniz?

 Bizim ofisimiz mağazımızın içinde, rahat bir ortam. Bütün departmanlar aynı odada, açık ofiste. Herkes birbiri ile iletişim halinde olabiliyor böylelikle. Ayrıca Covid öncesi teması seven bir ekiptik. Eğer spor yapıyorsak yaklaşık 2 saatlik bir spor molamız var. Yapmayanlar ise 1 saatlik mola kullanıyor. Toplantılarımız çok fazla oluyor ve sürekli fikir alışverişi yapan bir ekibiz. Bunun dışında herkes kendi lideri ile aylık bir raporlama yapıyor. Geçmiş ayda neler yaptık, gelecek ay neler yapmalıyız gibi. Yine her ay ekip içinde yaptığımız takım toplantıları oluyor. Bu toplantılarda aylık konularımızı görüştükten sonra spor yapıp beraber yemek yiyoruz. Öğle yemeklerimiz açık ofiste veya alışveriş merkezinde yiyebiliyoruz. Ben her zaman üniversite lise gibi keyifli ve samimi bir ortamdaymışım gibi hissediyorum. 

  • Sustainability Leader nedir? Görev tanımı nedir, neleri kapsar?

 Proje yönetimine doğru kayıyor görevim. Genel sorumlu olduğum şey, Decathlon Türkiye olarak karbon emisyon yoğunluğunu nasıl azaltabiliriz gibi sorunları ele almak. Örnek alacağımız en büyük aksiyon yenilenebilir enerjiye geçmek ve bunu tek başıma yapmıyorum, sadece tespitleri tek başıma alıyorum. Normalde mağazaların enerji yönetiminden sorumlu bir arkadaşımız var. Onunla beraber çalıştığım bir proje bu. Onun dışında kendi içimizde daha sürdürülebilir davranışları nasıl anlatabiliriz üstüne çalışıyoruz İK ile birlikte. Burada benim işim daha çok yön vermek. Bunun dışında etkinlikler ve bilgilendirmeler ile eriştiğimiz insanlar için de bir ekiple çalışıyoruz. Bunun dışında ikinci el ürünlerin genel koordinatörü benim. Kısacası sosyal ve çevresel anlamda sürdürülebilirliğe giren tüm konularda yön vermek ve bunları bir arada tutmaya çalışmak, bunların raporunu tutmak ve takibini yapmak ve gelecek projeleri yazmak da benim görevim.

  • Bir Sustainability Leader olarak gününüz nasıl geçiyor? 

 Tek bir düzenim yok, 3 ayda bir yaptığımız raporlama var. Bütün verilerin toplanıp sisteme girilmesi, kaç ürün sattık, depolardan kamyonlar kaç kilometre gitti geldi, ne kadar iş seyahati yaptık gibi bilgileri sisteme girip kendi emisyonumuzu hesaplıyoruz. Az önce tüm ürünlerde hangi ürünlerimiz Eco tasarımlı onu bulmaya çalışıyordum. İletişimde hangi kelimeler etkilidir hangi kelimeler gereksizdir bunları düşünüyorum. Doğru bilgiyi vermeye çalışmak için çalışıyoruz ve buna göre metin yazıyorum. Transparan bir iletişim kurmaya çalışıyoruz. Kısaca sabah bunu yapmam lazım diye planlı bir şekilde ilerlemiyor, ayın önceliklerine göre şekilleniyor işlerim.

  • Online döneme geçildiğinde offline’da sürdürülebilirlik alanında ayırdığınız enerjiyi nereye nasıl yönlendirildiniz?

 Geçtiğimiz ayda vaktimin %20’sini ayırıyordum. Nisan-Mayıs aylarında özellikle Decathlon Türkiye’nin iç iletişimine daha çok ağırlık vermek için bir roadmap oluşturdum. Bunun içine de Türkiye içinde yaptığımız ve daha önce takip ettiğimiz ilişkileri nasıl yönetebiliriz bunu ekledim. Sene başında aslında yine yarı yarıya gittim. Google Sites kurduk tüm Decathlon için.

  • Decathlon Türkiye’nin Instagram başarısı hakkında ne söyleyebilirsiniz? Decathlon Global’ı etkileyebiliyor musunuz?

Fransa’da ve İspanya’da çok daha fazla mağaza var. Türkiye bunların arasında pazar payı olarak yarışmaya girebilecek bir durumda değil. Ama özellikle sürdürülebilirlik anlamında bu ülkelerden alabileceğim çok fazla proje var ve bu projeleri de kopyalayarak ilerliyoruz. Önümüzdeki 1-2 yıl daha kopyalayarak ilerleyeceğiz çünkü geride kaldık ama sonra biz proje vermeye çalışacağız. Bunun yanında bizim de yön verdiğimiz projeler var. 40 farklı ülkeden ekipler bir araya gelip BPD paylaşıyorduk. Dünya en büyük temizlik gününü düzenleyen bizdik. Her zaman etkileşim var. 

 Hilal Hanım’a bizi kırmayıp sorularımızı detaylıca yanıtladığı için ve bize yol gösterdiği için çok teşekkür ederiz.

  • On 21 Aralık 2020
Tags: boğaziçi, büyak, decathlon, estiem, gelişim, kariyer, üniversite, yöneylem araştırma